13 Ocak 2010 Çarşamba

mekan fotoğrafları. esnaf lokantası.



mekan fotoğrafları. otel.




the killers 1946 / 1964


jüride bu iki filmi izlemediğim için aldığım eleştiriden sonra izlemeye karar verdim.

her ne kadar kendi ''genre'' ı dahilinde çok başarılı iki film izlesem de benim yapmak istediğim filmden çok uzaklardı. hatta biraz küstahlaşıp Hemingway'in yansıtmak istediği atmosfere de pek yaklaşamadıklarını söylemek durumundayım. takdir edersiniz ki böyle bir hikayenin içinde ''femme fatal'' olarak kodlanan bir kadına veya para dolu bir çantaya gerek yok.

birisi ölmeli. bütün mesele bu.

senaryo.

bir hikayeyi senaryolaştırmak düşündüğümden daha zormuş. üstelik bu hikaye günümüzden çok eskide ve ülkenizden çok uzakta geçiyorsa çok daha zor.

''uyarlama yapmayı beceremediğini sandığım'' tüm yönetmenlerden özür diliyorum. hem hikayenin genel akışına sahip çıkıp, o düzlemde ilerleyip hem de filme kendinden birşeyler katmaya çalışmak insana fiziksel ve ruhsal acılar yaşatabiliyor yazım sürecinde. sonuç olarak ''the killers'' ı senaryolaştırmayı başardım. çok uzaklarda yazılmış bir hikayeyi yaşadığım ülkeye özgü mekanlarda, buranın insanlarıyla tekrar ayaklandırmaya çalışmak ilginç oldu.